Template3

Yıldızkaya Köyu WEB Sitesi

Makale8

EĞİTİM ÇIKMAZLARIMIZ

Haziran ayında bir yandan bir eğitim yılı nihayetlendirilirken bir yanda da çocuklarımız ve gençlerimiz bu ay içerisinde başlayıp temmuz başlarında nihayetlenen “istikbal maratonu” diyebileceğimiz imtihanlarda ter döküyor. OKS, ÖSS, YDS, KPSS ve bu yıldan itibaren de SBS…

Bir yandan öğrenciler, bir yandan anne ve babalar, bir yandan okullar, bir yandan da dershaneler ve etüt merkezleri bir yıllık emeklerinin karşılığını alabilmek için sonuçlar açıklanıncaya kadar-tabir yerinde ise-her gece kâbus görüyorlar, ruh sağlıklarını alt üst eden bir bekleyişe giriyorlar ve sonuçların yüz ağartıcı olabilmesi için gece gündüz dua ediyorlar.

Öğrencileri “yarış atı”na döndüren bu imtihanlardan dolayı başta anne ve babalar olmak üzere cemiyetin tamamı muzdarip. Şikâyetler çoğu zaman “Zavallı çocuklarımız çocukluklarını, gençliklerini yaşayamıyorlar.” serzenişinde odaklanıyor. Millî Eğitim Bakanımızın gayet politik bir şekilde: “SBS soruları çok basit olacak, dershaneye gitmeye bile gerek yok.” mealindeki beyanatları bile ne öğrencileri ne de anne ve babaları rahatlatabiliyor. Çünkü onlar biliyorlar ki sorular ne kadar kolay olursa olsun neticede yine bir başarı sıralaması yapılacak. En çok rağbet gören okullar da öğrenci kabul etmeye listenin başından başlayacaklar. Dilediğimiz okula kayıt yaptırabilmemiz için listenin üst sıralarında yer almak gerekir. Bunun için de okul ortamının dışında eğitime takviye güçler aramak elzem oluyor. Dolaysıyla bakanımızın bu beyanının inandırılıcılığı olmadığı gibi bu açıklamanın da uygulamada hiçbir kıymeti harbiyesi kalmıyor.

Bugünkü eğitim sistemimizde her ne kadar da sanat eğitimi ve meslek etiğimi veren okullar varsa da bu okullardan mezun olmak kişiye önce iş, sonra da aş vermediği/veremediği için bu okullar tabela okulu olmaktan öteye geçemiyor maalesef. Dolaysıyla milyonlarca öğrenci bilamecburi akademik eğitime yönleniyor ya da yönlendiriliyor. Durum böyle olunca tek tip insan yetiştirmeye müsait olan bu sitem, bazı öğrencileri daha yolun başında dişlileri arasında öğütüyor, bazılarını hayatlarının baharında yıllarca dershanelerde süründürüyor, kimilerini ise hiç de istemediği bir okula kayıt yaptırmak, sonra da yarım bırakmak veya istemeden mezun olmak mecburiyetinde bırakıyor.

Sonuç?.. Rakamlarla ifade edilemeyecek kadar büyük ekonomik kayıplar, emek kayıpları, içtimaî kayıplar, insan kayıpları; şahsi ve cemiyet bunalımları ve huzursuzlukları…

Sayın başbakanımız da vatandaşın eğitim sisteminden şikâyetçi olduğunun farkında olacak ki, onların duygu ve düşüncelerine tercüman olmak için dershanelere yüklendi. Buna topu taca atmak denir. Dershane, etüt merkezi hatta özel ders sektörü bir ihtiyaçtan doğmuştur. Cemiyetin, bu sektöre olan ihtiyacını ortadan kaldıracak tedbirler alıp bunları hayata geçirirsen bu sektör kendiliğinden tarih olur zaten. Dolaysıyla yöneticilerin şikâyet etmeye hakları yoktur, yöneticiler şikâyetleri sona erdirecek tedbirler alıp onları uygulamakla vazifelidirler.

O zaman, öğrencileri “yarış atı” yapmamak, bu çarpık eğitim sisteminin insanımıza verdiği zararları asgariye indirebilmek için ne yapmak gerekir?

Başta temel eğitimde öğrencileri-sağlıklı bir şekilde-istekleri, istidatları ve kabiliyetleri doğrultusunda yönlendirmek gerekir. Bu yönlendirme yapıldıktan sonra, öğrencilere istekleri, istidatları ve kabiliyetleri doğrultusunda eğitim vermek gerekir. Daha sonra da bu şekilde eğitilen öğrencilere, mezun olduktan sonra istihdam alanları oluşturmak lazımdır.

Mesela günümüzde meslek liselerinden mezun olanların yüzde kaçı alanları doğrultusunda bir iş yapıyorlar acaba? Ziraat fakültesini bitiren birisi öğretmenlik yapıyorsa ya da büro memurluğu yapıyorsa veya öğretmen olarak mezun olan birisi gümrük memurluğu yapıyorsa bu elbise bu bedene dar geliyor demektir. O zaman, bedenin rahat edebilmesi veya elbisenin sökülüp yırtılmaması için bedene uygun elbise yapmak/yaptırmak gerekir. İşte, sistemi bu açıdan ele alarak sorgulamak ve hal çareleri aramak lazımdır. Ve bunun acilen yapılması kaçınılmazdır. Sistemin hastalığını teşhis ve tedavi edecek olan da gayet tabii ki hükümet ehli olanlardır. Başta başbakanımız olmak üzere bakanlarımız ve cümle yöneticilerimiz vatandaşın şikâyet seslerine ses katmak yerine çözüm üretmelidir.

Bilvesile OKS, ÖSS, YDS, KPSS ve SBS’ye giren ve girecek olan bütün adaylara gönüllerince neticeler dilerim.





© Copyright 2007 - 2012 Yıldızkaya Köyü WEB Sitesi Free CSS Templates

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=