Template3

Yıldızkaya Köyu WEB Sitesi

Makale6

YABANCILAŞAN MİLLÎ BAYRAMLARIMIZ

23 Nisan 1920… TBMM’nin açılış tarihi… Türk milletinin, mukadderatının artık kendi hâkimiyetinde olduğunu bütün dünyaya ilân ettiği tarih. Yani öze, kendine dönüşün başlangıcı.  Mustafa Kemal Atatürk, yakın tarihimizdeki bu müstesna günü, çocukların bayramı olarak ilân etmiş ve bu bayramı “23 Nisan Millî Hakimiyet ve Çocuk Bayramı” olarak isimlendirmiştir. Bu bayram, seksenli yıllara kadar da bu isimle anılmıştır. Bu tarihten sonra ise bayramın önce ismi değiştirildi, şimdilerde ise özünde değişiklik yapılmaya başlanıldı.

Bugün artık resmî kayıtlarda bile bu bayramın ismi “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” olarak geçiyor. Bu değişikliği galiba çağdaşlaşma adına yaptık(!) Kelime oyunları ile çağdaşlaşacağımızı zannediyoruz halen. Hâlbuki bu, dilde kavram kargaşasından başka bir şeye yaramadığı gibi zihinleri bulandırma gibi bir zararı da cabası. Ne değişti? “Millî” ve “hâkimiyet” kelimeleri Arapça diye onların yerine Moğolca “ulus” kelimesini ve bazı dilcilere göre menşei belli olmayan, fakat rahmetli F. Kadri Timurtaş’a göre ise Fransızca olan “hegamon” kelimesinden bozma “egemen” kelimesini koyduk ve sözüm ona çağa ayak uydurmuş  olduk, öyle mi?

Kaldı ki bunu Atatürkçü geçinenler, Atatürkçülük adına yapıyorlar. Hâlbuki Atatürk: “Hâkimiyet, kayıtsız, şartsız milletindir.” demiştir. “Egemenlik kayıtsız, şartsız ulusundur.” dememiştir.  Bana göre bu Atatürk’e atfedilen bir iftiradır. Bir başkasına ait bir sözü tırnak içerisinde vereceksek yani doğrudan alıntı yapacaksak, o söz nasıl sarf edilmişse o şekilde kullanmak mecburiyetindeyiz. Doğrudan alıntı yaparken başkasına ait bir sözde değişiklik yapma hakkına sahip değiliz. Velev ki o sözde ifade, imla ve noktalama hatası olsa dahi. Doğrudan alıntı yapmanın adabı budur. Ama bugün, biz Atatürk’ün vecizelerinde keyfi değişiklikler yapıyoruz ve Atatürk’ün kullanmadığı kelimeleri kullanmış gibi gösteriyoruz. Bu, bana göre o yüce şahsiyete saygısızlıktır. Bu değişikliği yapmanın diğer bir mahsuru, sözler orijinalliğini yitiriyor; orijinalliği kalmayan sözlerin de inandırıcılığı olmuyor tabiî. Netice olumsuz tecelli edince, bu değişikliği yapanların ve bu değişiklikten yana olanların-ister istemez-art niyetli oldukları hatıra geliyor.

Bu bayramın sadece ismini değiştirmekle kalmadık, bugünlerde özünde de değişiklik yapmaya başladık. Bayram millî olduğuna göre; bu millî bayramla ilgili her şey de millî olmalı. Hâlbuki kutlama programlarında millî ve mahallî folklor gösterilerinin yanında; bizim kültürümüzle, örfümüzle, gelenek ve göreneklerimizle uzaktan yakından hiçbir alâkası olmayan gösterilere bile yer verilmeye başlanıldı. Galiba bunu da çağdaşlaşma adına yapıyoruz(!) İngilizler milli bayramlarında horon teperler mi, Fransızlar bar oynarlar mı, ya da İspanyollar çiftetelli gösterisi yaparlar mı? Hiç mümkün mü? Hem niye yapsınlar ki? Bayram onların bayramı, gösteriler de onlara ait ve onlarla ilgili olmalı. Ama biz,  “23 Nisan Millî Hâkimiyet ve Çocuk Bayramı”nda çocuklarımıza “vals” ya da “tango” yaptırıyoruz,  “caz” müzik eşliğinde dans ettiriyoruz. Hatta sözleri bile yabancı olan müzikler dinletiyor ya da ezgisi ve sözleri yabancı olan şarkılar söyletiyoruz.

Bununla da kalsak iyi. Bir de millî ve mahallî kıyafetlerimizi bir tarafa bırakıp çocuklarımıza kovboy elbisesi ya da İskoç eteği giydiriyoruz. Acaba hangi Avrupa ülkesinin millî bayramında o millet, çocuklarına şalvar ya da yemeni giydiriyor?

Bütün bu yanlış uygulamalar örfümüzün, adetlerimizin, geleneklerimizin, töremizin ve kültürümüzün yozlaşmasına sebep oluyor. Bizi, bizden uzaklaştırıyor. Bizi, kendimize yabancılaştırıyor. Bizi, biz olmaktan çıkartıyor. Hele bu yanlış uygulamalar Atatürk’ün, “geleceğimizin teminatı” dediği çocuklarımıza yönelik ve onlar üzerinde olunca işin vahameti daha da korkunç bir hal alıyor. Yarınlarımıza umutla bakabilmemiz; yarınlardan milletimiz, devletimiz ve ülkemiz için bir şeyler bekleyebilmemiz için her şeyimizle “biz” olmalıyız,  hep “biz” olarak kalmalıyız.

Bilvesile yüce Türk milletinin “23 Nisan Millî Hâkimiyet ve Çocuk Bayramı”nı tebrik ediyorum.
 




© Copyright 2007 - 2012 Yıldızkaya Köyü WEB Sitesi Free CSS Templates

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=